02 Nisan 2013

Tatar Çölü

  Mehmet Eroğlu "insanlar ikiye ayrılır" demiş, "Tatar Çölü'nü okuyanlar ve okumayanlar." Okuyan biri olarak hem de daha yeni bitirmişken ve bu kadar beğenmişken kaynadı parmaklarım hakkında bir şeyler yazmak için. İçim buruldu. Aklım acımasızca eleştiriler savurdu hayatıma. Nelere ne kadar anlamlar yüklediğimi düşündüm. Çoğu anlamlarımı gereksiz buldum. İsteklerimi gözümün önüne serdim, fazlalığından başım döndü. Sıra sıra dizilmiş kendi Bastiani kalelerimi gördüm, üzüldüm.
  Umut, kimi zaman bir zehir gibi yayılırmış insanın içine, acı acı esermiş damarlarında. Kimi zaman da ölümü geciktirecek kadar güçlenir, onu akla bile getirmeyecek kadar kaygısız bırakırmış insanı. Sevinç bile duyabilirmiş insan umut etmekten. Gururun arkasına gizlenmiş utançla karışık bir sevinç. Nietzsche ; umut işkenceyi uzatır, der. Beklemek alışkanlığa dönüşürse ve umut çoktan bir kandırmaca olmuşsa o zaman Nietzsche' ye hak veririm.
  Gitmek mi kalmak mı yoksa her ikisinin tam ortasında öylece durup beklemek mi daha zor ? Ah Drago, sana denmedi mi ki hayat beklemez, zaman saygı duruşuna geçmez senin umutların için. Bir tek insan bekler, yanılır. Bekledin de noldu ? 'Haydi bir cesaret'ti yapman gereken, o kadar.



"Ya aslında yanılıyorsa? Ya, gayet sıradan bir yazgıya sahip, sıradan biri olarak yaratılmışsa?"

11 yorum:

missisgamze dedi ki...

ben 3 haftadır, sıradan bir yazgıya sahip, hatta sıradan bazı küçük mutluluklara bile ulaşamayacağımı kabullendim. Nedense daha mutlu değil belki ama huzurluyum. Umutsa gerçekten işkenceyi uzatıyor.

Bazen istiyorum sadece keşke Nietzsche'ye katılmayacak bir hayatım olaydı diye.

ne dedim ben dedi ki...

Beklentiler azalınca huzur çoğalıyor diye düşünüyorum.
Sıradışı mutluluklar yaşamanı dilerim missisgamze :)

Katun dedi ki...

ben okumayanlardanım :)
fakat dostum "umut, en son kaybedilecek şeydir" ..

ne dedim ben dedi ki...

bu tarafa gel lütfen okuyanlar kısmına :)
bir şeyi kaybetmeyi sevmiyorum zaten bu umut bile olsa :)

safransarı dedi ki...

Gidene de kalmıyor kalana da.
O hadi bi cesaret dediğimiz anları toplasak , köprü yapsak sırat yolunda. olmaz mı ?
Bir ağaca sırtını yaslayıp kitap okumayalı çok oldu. Güzel bir kare ;)

ne dedim ben dedi ki...

Bir ağaca sırtını yaslayıp kitap okumak çok keyifli sen de yapmalısın :)

oguzhan bal dedi ki...

Tatar Çölü bekleyişin ve umudun romanıdır, alışkanlıklarınız kaderimiz olur ve hepimiz kendi yaptığımız Bastiani Kalesinde yaşıyoruz.

Nerissa C dedi ki...

Yıkılsın bütün Bastiani Kaleleri :)

oguzhan bal dedi ki...

Yıkılsın :)
hatta türküsü vardı sanırım.

Bastiani Kalesi Yıkılır Gelir
Kakülü Boynuna Dökülür Gelir

Yayladan Gel Giovanni Drago Yayladan
Kesme Ümidini Kadir Mevladan Kadir Mevladan
Ver Elini Karlı Dağlar Aşalım Bayramlaşalım
...

Nerissa C dedi ki...

Harikaymış :)

Oyumben dedi ki...

Pandora’nın kutusu açılıp, Zeus’un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Umut. O zamandan beri, yanlışlıkla kutuyu ve içindeki umudu iyi şans olarak yorumladık. Fakat Zeus’un arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Evet; "umut kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır."